Bilimsel Sahtekârlık Endüstriyel Boyuta Ulaştı: Yeni Araştırma ‘Yayın Çetelerini’ Ortaya Çıkardı
Yayımlanan yeni bir çalışma, bilimsel yayın sahtekârlığının devasa bir endüstriye dönüştüğünü gözler önüne serdi. Araştırma, yalnızca sahte makaleler üreten “paper mill”lerle sınırlı değil; editörler, dergiler, yayınevleri ve aracılar arasında kurulan geniş bir iş birliği ağına işaret ediyor.
🔍 Şüpheden Delile: Yıllardır Süregelen Sorunun Kanıtı
Northwestern Üniversitesi’nden Reese Richardson liderliğindeki ekip, binlerce makaleyi ve bunların editör geçmişlerini inceledi. Bulgular, uzun süredir dile getirilen şüpheleri doğruladı: akademik yayıncılıkta kötü niyetli aktörler iş birliği içinde sahte çalışmaları bilimsel literatüre sokuyor.
Özellikle PLOS ONE adlı açık erişimli dergide 33 editör, geri çekilen ya da PubPeer’da eleştirilen makalelerle yüksek oranda ilişkilendirildi. Bir editörün yönettiği 79 makaleden 49’u geri çekilmişti — bu tesadüf olamaz.
Aynı isimler birbirlerinin makalelerini sıkça değerlendiriyor, bu da editör-yorumcu halkaları oluşturduklarını gösteriyor. Benzer örüntüler, daha önce Hindawi tarafından yayımlanan 10 dergide de tespit edildi. (Hindawi, Wiley tarafından satın alındıktan sonra dolandırıcılık nedeniyle kapatılmıştı.)
“Bu artık münferit bir sorun değil. Paper mill’ler gerçek bir endüstri haline geldi,” diyor Anna Abalkina, Berlin Özgür Üniversitesi’nden araştırmacı.
🕵️♂️ Aracılar, Görsel Kopyalar ve Sahte Yayın Ticareti
Ekip, dergilere aynı anda sahte makale partileri sokulduğunu gösteren koordineli girişimler tespit etti. Özellikle tekrarlanan görseller ile oluşturulan kümeler, yeni bir takip yöntemi olarak dikkat çekti. Bu kümeler, çoğu zaman aynı dönemde ve belirli dergilerde yayımlanıyordu.
Araştırmada öne çıkan örneklerden biri Hindistan merkezli ARDA (Academic Research and Development Association) oldu. ARDA, kendi web sitesinde “yüksek etki faktörlü dergilerde yayın garantisi” sunuyor ve makale başına 250–500 dolar ücret talep ediyor. ARDA makaleleri üretmese de yayına sokulmalarını organize ediyor.
“Etik dışı ama yasal değil,” diyor Lokman Meho, Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden bilgi bilimci.
📉 Neden Daha da Kötüleşiyor?
Şüpheli makale sayısı her 1.5 yılda iki katına çıkıyor. Buna karşın geri çekilen makale oranı ve PubPeer uyarıları aynı hızla artmıyor. Bu da sahte bilimin büyüme hızının denetim mekanizmalarının önünde olduğunu gösteriyor.
Özellikle tıp alanı gibi kritik disiplinlerde, sahte makaleler tedavi ve ilaç değerlendirmelerini çarpıtabilir.
“Yayın baskısı, şişirilmiş metrikler ve sistemin zayıf çalışmaları tolere etmesi bu sorunu besliyor,” diyor Li Tang, Fudan Üniversitesi’nden araştırmacı.
Eğer yayıncılar, fon sağlayıcılar ve işe alım sorumluları bu davranışları ciddi şekilde cezalandırmazsa, sahte yayın furyası hızla büyümeye devam edecek.
“Buradaki esas mesaj: Sorunun boyutu,” diyor Wolfgang Kaltenbrunner, Leiden Üniversitesi’nden. “Gerçek büyüklüğü henüz tam fark edemiyoruz.”
