Patates Kızartması Tip 2 Diyabet Riskini Artırıyor
Yeni bir araştırma, sık patates kızartması tüketiminin tip 2 diyabet riskini artırdığını ortaya koydu – ancak patatesin nasıl pişirildiği risk üzerinde büyük rol oynuyor.
ABD’de 205.107 sağlık çalışanı üzerinde yürütülen araştırma neredeyse 40 yıl sürdü ve bu süreçte 22.299 tip 2 diyabet vakası kaydedildi. Diğer sağlık ve yaşam tarzı faktörleri hesaba katıldığında, kızartma patates tüketiminin diyabet riskini artırdığı, haşlama, fırında veya püre patates tüketiminin ise bu riskle bağlantılı olmadığı görüldü.
Kızartma ve Diyabet Riski
Haftada 3 porsiyon patates kızartması tüketmek, %20 daha yüksek tip 2 diyabet riski ile ilişkilendirildi. Ancak bu porsiyonları tam tahıllarla değiştirmek, riski %19 azaltabiliyor.
Veriler, dünya genelinde 500.000’den fazla katılımcıyı kapsayan iki meta-analizden elde edildi. Araştırma ayrıca, patatesin yerine beyaz pirinç tüketmenin riski artırabileceğini de ortaya koydu.
Çalışmanın başyazarı Prof. Walter Willett şunları söyledi:
“Tüm karbonhidratlar – hatta tüm patatesler – aynı değil. Pişirme yöntemi çok önemli. Küçük beslenme değişiklikleri diyabet riskini ciddi şekilde etkileyebilir.”
Uzman Görüşleri
Sonuçlar patates kızartması severleri üzse de, uzmanlar patatesin tek başına zararlı olmadığını, asıl riskin kızartma işlemi olduğunu vurguluyor.
Daniel B. Ibsen ve Yanbo Zhang, patatesin çevresel olarak sürdürülebilir bir besin olduğunu, tamamen diyetten çıkarılmaması gerektiğini belirtti.
Teeside Üniversitesi’nden Dr. Ruth Boocock, çalışmanın gözlemsel olduğunu ve kesin neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını vurguladı. Katılımcıların çoğunun beyaz sağlık çalışanı olması, sonuçların tüm topluma genellenmesini zorlaştırıyor.
Endokrinoloji uzmanı Cristóbal Morales şunları söyledi:
“Araştırma, mevcut önerileri destekliyor: tam tahılları önceliklendirin, kızartılmış gıdaları sınırlayın.”
Çalışmanın ortak yazarı Seyed Mohammad Mousavi ise durumu şöyle özetledi:
“Artık soru, patatesin iyi mi kötü mü olduğu değil; nasıl pişirildiği ve yerine ne konabileceği.”
Araştırma BMJ dergisinde yayımlandı.
