Trump Yönetimi COVID-19 Web Sitesini Yeniden Düzenledi: Laboratuvar Sızıntısı “Gerçek” Olarak Sunuldu
Trump yönetimi, COVID-19’un kökenine ilişkin hükümetin resmi açıklamalarını kökten değiştirerek, laboratuvar sızıntısı teorisini “kesin gerçek” olarak tanıtan yeni bir internet sitesi yayımladı. 18 Nisan’da yayına giren sayfa, Başkan Donald Trump’ın tam boy fotoğrafıyla birlikte, SARS-CoV-2 virüsünün Çin’in Vuhan kentindeki bir laboratuvardan çıktığını iddia ediyor.
Yeni internet sayfası, daha önce sunulan aşı, test ve tedaviye yönelik kamu sağlığı bilgilerini kaldırarak, laboratuvar sızıntısı teorisini bilimsel bir olasılık olarak değil, ispatlanmış bir gerçek olarak sunuyor. Sayfa, bu çıkarımı Aralık 2024’te yayımlanan Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi raporuna dayandırıyor.
COVID-19’un Kökeni Siyasi Bir Hikâyeye Dönüştürülüyor
covid.gov adresi önceden aşı erişimi, uzun COVID araştırmaları ve test bilgileri sunuyordu. Şimdi ise, Cumhuriyetçi Partili milletvekilleri tarafından yürütülen soruşturmaların sonuçlarını öne çıkaran partizan bir platforma dönüştürülmüş durumda.
Yeni sitede, Ohio milletvekili Brad Wenstrup başkanlığındaki Komite’nin raporundan beş temel iddia öne çıkarılıyor. En dikkat çekici olanı ise, Dr. Anthony Fauci’nin pandeminin erken döneminde laboratuvar sızıntısı iddialarını bastırmak için bilimsel çalışmaları yönlendirdiği iddiası.
Sayfada, maske kullanımının etkisiz olduğunu ve virüsün “doğada görülmeyen biyolojik özelliklere” sahip olduğunu öne süren animasyonlar ve grafiklerle çeşitli iddialar dile getiriliyor. Ancak bu görüşlerin bilimsel bir mutabakatla desteklenmediği biliniyor.
Bilimin Söylediği: COVID-19 Laboratuvar Sızıntısı mı, Doğal Bulaşma mı?
SARS-CoV-2 virüsünün kesin kökeni hâlâ bilinmiyor. Laboratuvar sızıntısı teorisi özellikle siyasi çevrelerde popülerleşmiş olsa da, bilim dünyasında hâkim görüş virüsün hayvandan insana doğal bir şekilde geçtiği yönünde.
Vuhan’daki Huanan Deniz Ürünleri Pazarı, pandeminin ilk görüldüğü yer olarak kabul ediliyor. Rakun köpekleri ve misk kedileri gibi koronavirüs taşıyıcısı hayvanların bulunduğu kafeslerde virüse ait genetik materyaller tespit edilmişti. SARS-CoV-2, insanlara bulaşan dokuzuncu koronavirüs türü olarak biliniyor ve önceki tüm örneklerde doğal bulaşma söz konusuydu.
Bazı bilim insanları, virüste bulunan furin ayrım bölgesi gibi sıra dışı özelliklerin doğal mutasyonlarla da ortaya çıkabileceğini belirtiyor. 2023 tarihli hakemli bir çalışma, mevcut kanıtların doğal bulaşma lehine daha güçlü olduğunu ifade etti.
CIA’in gizliliği kaldırılan raporunda, laboratuvar sızıntısı “en olası” senaryo olarak tanımlansa da bu çıkarıma yalnızca “düşük güven” düzeyinde ulaşıldığı vurgulanıyor.
Gain-of-Function Araştırmaları ve Kamuoyundaki Yanılgılar
Laboratuvar sızıntısı teorisinin merkezinde “gain-of-function” yani işlev kazanımı araştırmaları yer alıyor. Bu yöntem, virüslerin belirli özelliklerini (örneğin insan hücrelerine bulaşma yetisi) artırmayı hedefleyen deneylerdir.
Bu tür araştırmalar yüksek güvenlik önlemleri altında yürütülür ve pandemilere karşı önlem alınmasında kritik rol oynar. Ancak şu ana kadar SARS-CoV-2’nin laboratuvarda üretildiğine veya üzerinde genetik oynama yapıldığına dair kesin bir kanıt sunulmadı.
Bilim Değil, Siyasi Mesaj Önceliklendiriliyor
COVID-19’a dair resmi hükümet sitesinin laboratuvar sızıntısı teorisini kesin bir gerçek gibi sunması, kamuoyunu yanıltma ve bilimsel süreci siyasallaştırma riski taşıyor. Henüz çözüme kavuşmamış hipotezlerin bu şekilde kesin ifadelerle sunulması, özellikle pandemilerle mücadelede bilimsel güveni sarsabilir.
Uzmanlar, bu tür tek taraflı sunumların hem halk sağlığı anlayışını hem de uluslararası iş birliğini zayıflatabileceği konusunda uyarıyor. Gerçek şu ki, virüsün kökeni konusunda hâlâ makul şüpheler var ve bu şüpheler ortadan kalkmadıkça hiçbir teori mutlak gerçek olarak sunulmamalı.
